YENİ PARTİ

VATAN HAİNİ SOYSUZ VAHDETTİN,DAMAT FERİH,ABDÜLHAMİT,

Posted in Uncategorized by yeniparti on Mayıs 15, 2009

İŞBİRLİKÇİ,Bediuzzaman Said-i Nursi,kimdir,kurdi,kürt,fetullah,fetoş,fethullah,gülen,

Posted in Uncategorized by yeniparti on Mayıs 15, 2009

http://3.bp.blogspot.com/_TrMgc0Rdi60/RtmCJduGjmI/AAAAAAAAAOU/XtVbqK7idzA/s320/SA%C4%B0D-%C4%B0%2BNURS%C4%B0%27N%C4%B0N%2BCELAL%2BBAYAR%27A,%2BFETHULLAH%2BG%C3%9CLEN%27%C4%B0N%2BG%C3%9CL%27E%2BTEBR%C4%B0K%2BMESAJI.jpg

vatan,haini,saidi,kurdi,ATATÜRK,DÜŞMANI,İSTİKLAL,MAHKEMELERİ

Hizb-ut Tahrir, gerçek ,yüzü,HİZBULLAH,PKK,ETÖ,ETO,TERÖR,ÖRGÜTÜ,Türkiye Cumhuriyet’i Neyi Kaybediyor?

Bugün “Kürt sorununun çözümü için ne yaptınız?”
Soru Türkiye Cumhuriyeti’nin en can alıcı sorusu. Çünkü AKP iktidarının, uluslar arası destek noktalarının “ya yaparsın ya yaparsın” diye dayattığı bir “çözümle”, Türkiye karşı karşıya. Tıpkı yıllar öncesinde Turgut Özal’a yaptıkları gibi aynı adları kullanarak süreci dayatıyorlar. Arada gidip gelenler hep aynı : Mehmet Ali Birand, Cengiz Çandar, Hasan Cemal v.b., Taraf gazetesi.

Bu dayatmanın nirengi noktasını Irak oluşturuyor. Amerika’nın Irak’tan çekilecek olması ve sonrasında yaşanacaklar. Türkiye bu noktada PKK sorununu tasfiye edecek diye olayları algılıyor. Oysa PKK şu an Türkiye’nin Amerika ve AB karşısında bölgede elinde tuttuğu en önemli kart. Bunu da elinden kaptırdığında başına gelecekler belli.

Türkiye, Barzani ve Talabani’nin “Kürt devletini” kabul etmedi mi? Yanıt belli çevrelerce hazır :

- Etti bak fiili duruma!

İyi de o zaman Kandil’i ve civarını İran niye vuruyor?
Türkiye, İngiliz destekli Şii liderlere Türkiye’de ofis adı altında ne vermeye çalışıyor? İran’ın ve Türkiye’nin Kürt kartına bakışı, Irak’a bakışı bir mi? Türkiye 2 yıl içinde Afganistan, Pakistan, İran ekseninde yaşanacakları göremiyor mu? Aslında AKP yönetimi, Cumhurbaşkanı’nı da dahil ediyorum, Amerika ile yaptıkları anlaşmaları Türkiye’den saklıyor :

Kürt sorununu çözeceğiz ama, çözümü Türkiye bilmeyecek!
Türkiye, daha dün Ermeni sorunu çözülecek dayatmasıyla masaya oturdu ve “kaybet kaybet” diye kalktı. Azerbaycan artık yok. Kürt sorunu çözülecek diye oturulacak masadan nasıl kalkılır biliyoruz! Türkiye’nin bilmediği bir çözüm(!) Çözüm olabilir mi? Her gün bir medya ve AKP baskısıyla “Kürt sorununun çözümü için ne yaptınız?” sorusuyla karşılaşıyoruz. Ama ne yapılacağı ve sonuçta ne olacağını kimse bizimle konuşmuyor. Amerika kaybettiği bir Dünya oyununda, AKP yüzünden, gırtlağından yakaladığı Türkiye’yi de aşağıya çekiyor.

Türkiye Cumhuriyet’i, batı liginden kovuluyor. Kendisine layık görüleni AKP’nin de benimsediği ortada. Yeni lig kavga, kan, gözyaşının, entrikanın odağı : Ortadoğu. Oysa Türkiye bunu reddedip yüzünü tam da şimdi Batıya dönmeli ve tam da şimdi Rusya ve Çin’le ilişkilerini doruğa taşımalı. Bunun için AKP’den kurtulmalı.

Kürt sorunu, Ermeni sorunu, Kıbrıs sorunu! Bunlar Türkiye’nin kendi çözeceği sorunlar. Ama Türkiye’nin çıkarlarının aksine çözüm için dayatılıyor. PKK’sız Kürt sorunu çözümü olur mu? Taşnaksız Ermeni sorunu çözümü olur mu? Türksüz Kıbrıs sorunu çözümü olur mu? Amerika onlara gücü yetmeyince gücünün yettiği Türkiye’yi ateşe atıyor. Hem de kaçıncı kez. Sorunların bu tür çözümleri, yeni çözümsüzlükleri getirir. Türkiye AKP eliyle yeni ve çok tehlikeli çözümsüzlüklere sürükleniyor. Hem de tartışmadan, konuşmadan.
Yapılması gereken Türkiye’nin hiçbir üçüncüyü kabul etmeden, PKK sorununu iç meselesi olarak çözmesidir. Buna AKP’nin cesareti var mı? Hayır! Olamaz. Çünkü AKP’nin çözümleri Türkiye’nin değil dayatanların çözümü. İran, İsrail, Amerika çatışmasında ne olacak? Türkiye ne yapacak? Afganistan, Pakistan, Amerika çatışmasında Türkiye NATO dışında ne yapacak? NATO ne yapacak? Kıbrıs, Yunanistan, Türkiye, KKTC konusunda Amerika, AB ne yapacak? Türkiye ne yapacak? Türkiye NATO’da ne yapacak? BM’de ne yapacak? Bölgesinde ne yapacak?

NATO’da kaybettik. Amerika, İslam dünyasında “Mısır” dedi. Türkiye ısrarla Ortadoğu’nun arka mahallelerine çekiliyor. AB üyeliğinin olmayacağını Fransa ve Almanya açık açık söylüyor.

Fırsat var diyenler, fırsatın ne olduğunu söylemiyor.

Türkiye Cumhuriyet’i neyi kaybediyor, kaçırıyor?

Türkiye Cumhuriyet’i, tam bağımsızlık ve laiklik ilkelerini, bu fırsat oyununda masada mı bırakacak?

Türkiye Cumhuriyet’i Kürt sorunu, Ermeni sorunu, Kıbrıs sorunu diye bir “Bul karayı al parayı” sokak kumarına çekiliyor. AKP kendine yakışan bir politik süreç içinde. Ama bu Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışmıyor.
Türk halkı bunu görmüyor mu?

“Ne mutlu Türküm diyene”; sözünü sileceğiz ve kurtulacağız diyenlere halk ne diyecek?

Ulusu ve ulus devleti yıkacağız diyenlere ne diyecek?
Türk ulusu, “Tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan” diye diye götürüldüğü uluslar arası mezbahaya umursamadan gidecek mi? Türkiye Cumhuriyet’i, Türk ulusu varlığından bunaldı, sıkıldı mı?
Hayır!

Türk ulusu ilk seçimde ne gördüğünü en açık şekilde AKP ve işbirlikçilerine gösterecektir. Türkiye’yi istikrarsızlaştırma, inanç ve güven bunalımına sürükleme oyunu yıkılacaktır.

Yeni Parti o günlere hazırdır. Türk ulusunun vereceği görevi layıkıyla yerine getirecektir.

Karanlığın üstüne bir güneş gibi doğacağımız günler yakındır. Bütün yurttaşlarımızı o günü yaratmaya çağırıyoruz.

Tuncay Özkan
12.05.2009

,f tipi,fethullah,gülen,amerika,ak parti,pkk,chp,dtp,mhp,

Posted in Uncategorized by yeniparti on Mayıs 15, 2009

http://static.ideefixe.com/images/256/256153_2.jpg

KİTAP,MUSTAFA,BALBAY,ÜMİT,ZİLELİ,YILMAZ,ÖZDİL,BEKİR,COŞKUN,ODA,TV,ODATV,SONER,YALÇIN,MASKELİ,SOYGUN,AKPARTİ,AKP,AK PARTİ,PEŞKEŞ,SATILIK,VATAN,HAİNİ,http://www.turkkitap.de/catalog/article_images/maskesizsoygun.jpg

fethullah güleninin gerçek yüzü,

Posted in Uncategorized by yeniparti on Mayıs 15, 2009

http://img.blogcu.com/uploads/ergenc_fethullah.jpg

,bop,hristiyan,misyoner,türkan,saylan,pkk,tertip,şener,güney,özkan,deniz,baykal,YEŞİL,YAŞIYOR,ANKARA,TARAF,GAZETESİ,VAKİT,YENİŞAFAK,

FEHMİ,KORU,KARAMEHMET,TAYYİP,KANAL,TÜRK,BİZ

JİTEM  ,KONTRA,HİZBULLAH , PKK, ERGENEKON ,AKP,AK,PARTİ,MİT,MEHMET,EYMÜR,TUNCAY,GÜNEY,AKON,GİZLİ,BELGE,SES,VİDEO,KAYDI,

AKP,AMERİKAN PROJESİDİR,

Posted in Uncategorized by yeniparti on Mayıs 15, 2009

Veli Küçük,13.KABİLE,ERGENEKON,TUNCAY,ÖZKAN,DOĞU,PERİNÇEK,RECEP,TAYYİP,ERDOĞAN,AMERİKA,BOP,PKK,APO,TERÖRİS

AK Parti,

http://video.google.com/videoplay?docid=-5008994295769704039&hl=tr

banu,avat,böl ve yut,trt,ibrahim,şahin,http://www.banuavar.com.tr/img/bol_ve_yut.jpg

,akp,pkk,dtp,atatürk,atatürkçü,recep,tayyip,tuncay,özkan,şener,eruygur,hurşit,tolon,fetoş,fettoş,fethullah,gülen,cıa,ajan,gizlibelge,tertip,komplo,

PATLADI PATLAYACAK ERGENEKON BALONU

Posted in Uncategorized by yeniparti on Mart 16, 2009

http://img521.imageshack.us/img521/4789/1111am5.jpg

Artık Yeter…
Artık Yeter…

”Ergenekon” soruşturmasında ikinci iddianame hazırlandı. Nihayet! Aylardır; neredeyse bir yıldır, bütün hukuk kuralları çiğnenerek, insanlara suçları dahi söylenmeden, tutuklanarak cezaevlerine konmuş olmalarının zulmünde bir yeni noktaya ulaşıldı. Burada artık en geç 2 ay içinde bizim de mahkeme salonlarında konuşma hakkımız olacak.

”Ergenekon” soruşturmasında bundan sonra barış ve demokrasi karşıtı faşizme, seçilmiş krallara ve onların oyuncaklarına yanıt verebileceğiz.
Büyük olasılıkla benim hakkımda da Cumhuriyet mitingleri nedeniyle “Örgüt Yöneticisi olmak”, suçlaması yer alacak. Ne şeref! Sonunda gururla savunacağım ve o iddiaları boş bir eldiven gibi fırlatacağım sahiplerinin yüzüne. Tıpkı Çağlayan mitinginde, Burhaniye mitinginde olduğu gibi Silivri esir kampında da aynı gürlükte sesleneceğim “Ne Şeriat Ne Darbe Tam Bağımsız Türkiye”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 12 Haziran 2007′de başlatılan ve müteakip tarihlerde genişletilerek sürdürülen soruşturmayla ilgili olarak 10 temmuz 2008′de açılan birinci kamu davasından sonra sürdürülen soruşturmanın ikinci aşamasının tamamlandığı, ama soruşturmanın bitmediği söyleniyor. Bu dava bir garabettir. 2545 sayfalık 1. iddianameden sonra toplam 1909 sayfalık 2. iddianamenin hazırlanması bir hukuk arayışı değil, siyaset inşasıdır. Türk yargısı bu siyasi davayı, hukuki rayına çekememiştir.

Böyle bir örgüt yoktur. Bu 1. iddianamenin yargısında ortaya çıkmıştır. Ama olmayan örgütün açıklanan lider kadrosuna ilaveten;

”2 şüpheli hakkında ‘Örgüt Yöneticisi olmak’, ‘cebir ve şiddet kullanarak TBMM’yi ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’, ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı silahlı isyana tahrik’, ‘devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belgelerini kullanmak’, ‘devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmek’, ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetmek’, ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçlarından’ ve örgütün üst düzey yöneticileri olduklarından yasa gereği örgüt üyelerinin işledikleri suçlardan,

2 şüpheli hakkında ‘Örgüt Yöneticisi olmak’, ‘cebir ve şiddet kullanarak TBMM’yi ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’, ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı silahlı isyana tahrik’, ‘devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belgelerini kullanmak’, ‘devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmek’, ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetmek’, ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçlarından,

4 şüpheli hakkında, ‘Örgüt Yöneticisi olmak’, ‘cebir ve şiddet kullanarak TBMM’yi ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’, ‘askeri itaatsizliğe teşvik’, ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetmek’, ‘adil yargılanmayı etkilemeye teşebbüs’ suçlarından,

1 şüpheli hakkında ‘Örgüt Yöneticisi olmak’, ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetmek’ suçlarından,

3 şüpheli hakkında ‘Örgüt Üyesi olmak’, ‘cebir ve şiddet kullanarak TBMM’yi ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’, ‘devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmek’, ‘patlayıcı madde bulundurmak’, ‘yasaklanan bilgileri temin etmek’ suçlarından,

3 şüpheli hakkında ‘Örgüt Yöneticisi olmak’, ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasına kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’ suçlarından,

37 şüpheli hakkında ‘Örgüt Üyesi olmak’, ‘yasaklanan bilgileri temin etmek’, ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetmek’, ‘uyuşturucu madde bulundurmak’, ‘6136 sayılı yasaya muhalefet’ suçlarından,
4 şüpheli hakkında ‘Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek’ suçlarından kamu davası açılmıştır.”

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce iddianame kabul edilinceye kadar soruşturmanın içeriğiyle ilgili gizlilik kuralı devam ediyor. Zaten polis, savcılık ve sorgu yargıçlığınca tutuklanmamıza ilişkin kararlar da gizlilik kaydıyla gizleniyor. Ama az kaldı. Artık yeter. Bizim de konuşma sıramız ve sözlerimizi Dünya ile paylaşma zamanımız gelecek.

Recep Faşizmine, cehaletin cüretine verecek yanıtımız çok.

Şimdi kampanyalarına başlayacaklar.

Sakın umursamayın.

Yalan, iftira, karalama ile ellerinden geleni yapacaklar. Sakın aldırmayın.
Ben, “BİZ”i, Türkiye’yi, beni ve temsil ettiğim değerlerin sahiplerini utandıracak hiçbir şey yapmadım. Suçsuzluğumu, susturulmak için esir alınışımı anlatacağım.

Bu iddianameler Türkiye tarihinin çok önemli dönemeçlerinde hep düzenlendi.

İnsanlarımız karalanmaya çalışıldı.

Başaramayacaklar.

Casusları, dinleme ağları, iftiraları, yalanlarıyla bu davada yerle bir olacaklar.
Çok yakında sizlerle, Ergenekon davasının politik, hukuki ve belgesel bilinmeyenlerini kitap kitap paylaşacağım. Hiçbir adımlarını karanlıkta bırakmayacağım.

Öyle ağırlaştırılmış müebbetler yetmez. 13 değil 103 kez idam isteseler, milyon yıl zindan cezası deseler ne olur?

“Seni asarlar mı diyorsun sevdiğim” Assalar ne olur?
Hiç.

Aşkımız Türkiye’yi
Vatan, Namus… Ahde Vefa’yı savunmaya
Sevdamıza, umudumuza, çocuklarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz.
Mustafa Kemal’in aydınlığını 21. Yüzyılda Türkiye’nin her yerine taşıyacağız.
Türkiye bilmelidir ki, yalan ve iftira ile siyasi çıkar sağlamaya çalışan Ergenekon sömürücüleri, kendi yalanlarında boğulacaklardır.
13. Ağır Ceza Mahkemesi böyle bir gerçeküstü iddianameyi nasıl kabul edecek, onu da anlamıyorum ama…

Hiç kimse unutmamalıdır.
Türkiye sahipsiz değildir.
Türkiye’nin sahiplerini, bu ülkenin yurttaşlarını kirletmeye; haksızlık ve hukuksuzlukla onları sindirmeye güçleri yetmeyecek.
Ellerindeki kanı, kiri, kursaklarındaki haramı ve dillerindeki yalanı asla bir çamur olarak bulaştırmayacaklar. Buna izin vermeyeceğiz. Asla vazgeçmeden :

- Yaşasın hukukun üstünlüğü
- Yaşasın kardeşlik ve barış
- Kahrolsun terör; kimden, nereden, nasıl, ne için gelirse gelsin, kahrolsun terör
- Yolsuzluklarıyla, yoksullaştıranlardan hesap soracağız
- Vatan, namus, ahde vefa
- Mustafa Kemal’in aydınlığını Türkiye’ye yayacağız
- Yeni Türkiye, yeni siyaset, yeni insan
- Tam bağımsız, özgür Türkiye
- Kahrolsun sömüren, ezen faşist düzen
- Yıkılsın katiller demokrasisi, hırsızlar düzeni
- Yaşasın Laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti Türkiye Cumhuriyeti;
diye bağırmaya devam edeceğiz.

Türkiye’yi 5 yılda dünyanın en büyük 5. ülkesi yapacağız. İşsiz, aç, evsiz yurttaş bırakmayacağız.

Allah’ımızı da, dinimizi de, devletimizi de, milletimizi de, hakkımızı da, halkımızı da, hukukumuzu da zalimlerin elinden kurtaracağız. Gün gelecek devran dönecek. BİZ döndüreceğiz.

Saygı ve sevgilerimle
Tuncay Özkan

09.03.2009,

T.Ö’,TUNCAY,ÖZKAN,DENİZ,BAYKAL,CHP,KANALTÜRK,KANALBİZ,YENİ,PARTİ,ŞENER,Eruygur,ADD,MİTİNG

CUMHURİYET,MİTİNGLERİ,ANKARA,BAŞKENT,İSTANBUL,ÇANKAYA,ATATÜRK,RESİM,

YENİPARTİ,KANALBİZ,TUNCAYÖZKAN,BOP EŞBAŞKANI,AMERİKA,TAYYİP,CUMHURİYET

Posted in Uncategorized by yeniparti on Şubat 5, 2009

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

bop,genel merkez

dinsiz,dinci,dindar,dua, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

,BOP,BÜYÜK,ORTADOĞU,RECEP,TAYYİP,EŞ,BAŞKAN,EŞBAŞKAN, , , , , , , , , , ,

anti,kemalist,parti,

AB , abd, abdullah , , ak parti akp , amerika , apo , art , asker , askerlik yan gelip yatma yeri değildir , AT X atatürk X ateş X AVRASYA X çalışlar X çandar X çarşaf X öcalan X özür X BAŞKANLIĞI X Başkanı X büyük orta doğu X biji X biz X bobiler X bop X bush X cemaati X cengiz X cumhuriyet X darbe X davası X erdoğan X ergenekon X ermeni X fermuar X fethullah X feto X fetoş X gazetesi X gül X gülen X genel X Genelkurmay X gizli X gırgır X hack X iftira X irtica X kanal X kanal7 X kanalbiz yeniparti X kapatma X karikatür X kayıt X köşe yazıları X kelamlist X Kemalist X komik X komplo X KURTULUŞ SAVAŞI X leman X liberal X liboş X lozan X mehmet barlas X mehmet şimşek X memecan X miting X nato X oral X ordu X orhan pamuk X parti X PARTİLER X PENGUEN X peşkeş X projesi X recep X resim X resimler X salih memecan X samanyolu X satılık X sayın X sözcü X seçim X sex X silahlı X silahlı kuvvetler X sivil X tayyip X TÜRKİYE CUMHURİYETİ X türban X türk X türkiye X tertib X toktamış X tsk X Tuncay Özkan X tv X vakit X yeni X yeni parti X yeniçağ X yerel X youtube X zaman X şeriathttp://www.yildiraycicek.com/makale-resimleri/122012008.jpg

,, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,|,,YARSAV,EMİN,FARUK,EMİNAĞA,OĞLU,ÖMER,ŞAHİN,MENGÜ,ERGENEKON,SABİH,KANADOGLU,VURAL,SAVAŞ,YAZI,VİDEO,KİTAP,KONUŞMA,http://4.bp.blogspot.com/_gGs8_cnbrdc/SZGYS5lxIgI/AAAAAAAABoU/AUQ-O0D9I-0/s400/bir_baska_tayyip.jpghttp://www.turksolu.net/146/fotolar/a-5.jpghttp://www.turksolu.org/146/fotolar/a-2.jpg,ÇEV,ÇYDD,ADD,PKK,AKP,DPT,KÜRT,ALEVİ,ERGENEKON, , , , , , , , , , , ,ASKERİ,MAHKEME,http://img357.imageshack.us/img357/1949/pic176e256jr6.jpghttp://www.resimdizin.com/resim.rsm?rid=SZkHybHRkRka&boyut=buyuk,ŞEHİT,ASKER,ÇİFÇİ,DAVOS,VİDEO,CAMİİ,KURAN,ALLAH,HACI,NİHAT,GENÇ,AYDINLUK,BAGIMSIZ,BAGIMSIZDERGİ,MOLLAVEİSOĞLU,YENİ,PARTİ,KANAL,BİZ,

Vatan Namus Ahde Vefa,TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ,TSK,ORDU,GENELKURMAY,BAŞKANLIĞI

Posted in Uncategorized by yeniparti on Ocak 27, 2009

Vatan Namus Ahde Vefa

Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us

27/1/2009 – NE OLDU DA BUNLAR OLDU!

NE OLDU DA BUNLAR OLDU!

TSK’yı bölmek istiyorlar
TÜrk Silahlı Kuvvetleri’nin 22. Genel Kurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, yaşananları Türk ordusunun ABD’ye rağmen Kuzey Irak’a yaptığı Çelik harekatıyla Kardak operasyonuna bağlayıp, “Türk ordusunu bölmek istiyorlar” tespiti yapıyor.
Cumhuriyet tehlikede
Karadayı’dan görevi devralan 23. Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu da benzer görüşleri dile getiriyor. 25. Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ise, “Cumhuriyet, kurulduğu günden beri hiç bu kadar tehlikeyle yüz yüze kalmamıştı” diyor.
Başına çuval geçirildi
Hİlmİ Özkök dönemi ise daha bir garipti. Askerinin başına çuval geçirilen ilk komutan olan Özkök, “darbe günlüklerinin” ortaya saçılmasından sonra “İstenirse ifade veririm” dedi. Emekli olduktan sonra sık sık Abdullah Gül’ü ziyaret etti.
Başbuğ yükü omuzladı
TÜrkİye’nin adeta hallaç pamuğu gibi atıldığı bir dönemde göreve gelen Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, “cezaevi” ziyareti ve “Karargah” toplantılarıyla silah arkadaşlarına sahip çıktı, TSK’ya saldıranlara tepki gösterdi.

Ne oldu da bunlar oldu!
Haber analiz: Mustafa DURAN
Türkiye, son 5 yıldır darbe ve çete suçlamalarıyla yatıp kalkıyor, Türk Silahlı Kuvvetleri manşetlerden inmiyor! 22. Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, yaşananları TSK’nın ABD’ye rağmen yaptığı Çelik Harekatı ile Kardak operasyonuna bağlıyor ve “TSK’yı bölmek istiyorlar” diyor. 23. Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu da benzer görüşleri dile getiriyor. 25. Genelkurmay Başkanı Büyükanıt ise, “Cumhuriyet, hiç bu kadar tehlikeyle yüz yüze kalmamıştı” diyor.
Hilmi Özkök dönemi ise daha bir garipti. Askerinin başına çuval geçirilen ilk komutan olan Özkök, “darbe günlüklerinin” ortaya saçılmasından sonra “istenirse ifade veririm” dedi. Emekli olduktan sonra Abdullah Gül’ü ziyaret etti. Türkiye’nin adeta hallaç pamuğu gibi atıldığı bir dönemde göreve gelen Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, “cezaevi” ziyareti ve “Karargah” toplantılarıyla silah arkadaşlarına sahip çıktı, TSK’ya saldıranlara tepki gösterdi.

‘TSK’yı bölmek istiyorlar’ tespiti
İSMAİL HAKKI KARADAYI (22.Genelkurmay Başkanı) : Ümraniye davasının sözde kara kutusu Tuncay Güney’in 2001 yılında verdiği ifadelerde ’sözde Ergenekon terör örgütünün çekirdek kadrosunda olduğu’ iddia edildi. Aynı ifadelerde birçok konuda zan  altında bırakıldı. Sahte hahamın ifadelerine verdiği cevapta, görevi döneminde ABD’nin karşı çıktığı Kardak ve Çelik operasyonlarını gerçekleştirdiği için hedef haline getirildiğini söyledi; ‘Belki Çelik Harekâtını, Kardak’ı yapmasaydık, bunlar olmazdı, diye düşünüyorum’ dedi. Ümraniye soruşturması çerçevesinde üst düzey emekli komutanların tutuklanmasını ise şöyle değerlendirdi: “Ben Genelkurmay Başkanı olarak hep Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’le çalıştım. Demirel’in çok güzel bir sözü vardır. Şöyle derdi: ’Türkiye’de en önemli kurum, TSK’dır. Allah korusun, TSK bir zaafa uğrar, bölünürse, Türkiye bölünür.’ Bu çok doğru bir sözdür. Şimdi bunu yapmaya çalışıyorlar. TSK’yı bölmeye, yıpratmaya uğraşıyorlar. TSK aleyhine bir hava yaratmaya çalışıyorlar, onu hedef alıyorlar.’

İçeride felç oldu şimdi tedavi görüyor
ŞENER ERUYGUR (Eski Jandarma Genel Komutanı): Özden Örnek’e ait olduğu öne sürülen günlüklerde’ Sarıkız’, ‘Ayışığı’ ve ‘Eldiven’ darbesinin planlayıcısı olarak gösterildi. Ümraniye soruşturması kapsamında 1 Temmuz 2008’de düzenlenen operasyonda gözaltına alınıp ‘Terör örgütü kurmak ve lideri olmaktan’ tutuklandı. Kocaeli F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ndeki koğuşunda 17 Eylül’de merdivenlerden düşerek beyin kanaması geçirdi. Sağlık gerekçesiyle tahliye edildi. Hala tedavi görüyor.

MASUNİYET KARİNESİ İHLAL EDİLİYOR
İLKER BAŞBUĞ (26. Genelkurmay Başkanı): Göreve gelir gelmez,  Kocaeli Garnizon Komutanı Korgeneral Galip Mendi’ye görev vererek, Ümraniye davası kapsamında tutuklanan Şener Eruygur ile Hurşit Tolon’u ziyaret ettirdi. Aynı Genelkurmay Başkanlığı’nın yaptığı açıkmada şu ifadelerle Kandıra ziyaretinin TSK adına yapıldığı mesajını verdi:  Türk Silahlı Kuvvetleri’ne uzun süre hizmet veren iki emekli komutana yapılan bu ziyaret, Türk Silahlı Kuvvetleri adına gerçekleştirilmiştir. Bilindiği üzere, dün olduğu gibi bugün de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yargıya olan saygısı ve güveni tamdır.’ Ümraniye davasına ilişkin tavrını Tuncer Kılınç ve Kemal Yavuz’un yanı sıra bazı muazzaf ve emekli askerlerin ziyaretinin ardından da gösterdi. Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Gül’le sürpriz görüşmeler yaparak rahatsızlığını dile getirdi. Davaya ilişkin son tepkisini ise geçtiğimiz günlerde verdi. Davanın sözde kara kutusu Tuncay Güney’in TRT 2’deki programda ve ifade kasetinde söylediği sözlerin ardından soruşturmanın gizliliğinin ihlal edilmesinden duyduğu rahatsızlığı şu açıkmalayla açıkça ortaya koydu: Temel insan hakları, Anayasanın 38’inci maddesinde yer alan ’Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimsenin  suçlu sayılamayacağı ’hükmü, ’masuniyet karinesi’, ’adil yargılanma hakkı’ gibi en temel hukuk ilkelerinin ihlal edildiği görülmektedir. Sorumlu olması beklenen kesimlerin yarattığı bu hassas ortam, kişilere, kurumlara, yargıya ve nihayetinde devlete de büyük zararlar vermektedir

Adım adım hedef alınıyoruz
HÜSEYİN KIVRIKOĞLU (23. Genelkurmay Başkanı) : Tıpkı Hakkı Karadayı gibi, Güney’in ifadelerinde ‘Ergenekon’un 12 kişilik ana kadrosundan biri olmakla’ suçlandı. Sözde örgütün  1 numarası olmakla itham edildi. Yine tıpkı Karadayı gibi şu sözlerle operasyonların arkasında ABD olduğunu ima etti: Hurşit Tolon ve Şener Eruygur paşaların eşleri ile görüşüyor, moral veriyoruz. Bu arkadaşlarımın komutanlığını yaptım. Son derece başarılı işler yapmışlar. Böylesi olaylarla bir ilişkileri olacakları kanısında değilim. Zaten uzun zamandır TSK’ya karşı yıpratma kampanyası var.
Özellikle Irak’a ABD müdahalesinden sonra başlatılmıştır. İşte çuval
geçirme falan. Adım adım TSK hedef alınıyor. Bir kısım gazeteler, bir sürü dinci cemaatler, tarikatlar var. Hepsi TSK’yı kendilerine karşı düşman ve hedef seçmiş. TSK olmasa her şeyi yapabileceklerini düşünüyorlar. Tuncer Kılınç Paşa, MGK Genel Sekreteri olarak herkesle görüşmek, her yere gitmek gibi bir özelliğe sahip biri. Zaman zaman konuşur, ters düşebilir. Emeklilik sonrası çeşitli konferanslar verdi, rahatsız etmiş olabilir; ama ifade özgürlüğü varsa herkes rahatça konuşmalı. Ben böylesi görevleri üstlenmiş insanların ihanet etmesini asla düşünmem, zaten yargı da her şeyi ortaya koyacaktır.’

‘Terör örgütü kurmak ve yönetmekle’ suçlandı
HURŞİT TOLON (Eski 1. Ordu Komutanı): Ümraniye davası kapsamında 1 Temmuz 2008’de düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 21 kişiden biriydi. ‘Terör örgütü kurmak ve lideri olmaktan’ tutuklandı ve Silivri Cezaevi’nde yatıyor. Darbe Günlükleri’nde adı sık sık geçen komutanlardan.

KEMAL YAVUZ (Harp Akademileri Komutanı):
Ümraniye davası kapsamında yapılan son operasyonda gözaltına alındı. Savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı.

Şemdinli’yi hatırlattı
YAŞAR BÜYÜKANIT(25. Genelkurmay Başkanı): 9 Kasım 2005’te meydana gelen Şemdinli olaylarının ardından TSK’ya yönelik karalama kampanyalarına Kara Kuvvetleri Komutanı sıfatıyla sert tepki gösterdi. Olayda suçlanan Astsubay Başçavuş Ali Kaya’yı tanıdığını belirtip,‘Kendisini tanırım. İyi çocuktur‘ dedi. Olayı soruşturan Van Cumhuriyet Savcısı bu sözlerin  yargıyı etkilemek için sarfedildiğini öne sürerek, hazırladığı  iddianamede adına da yer verdi. Savcının soruşturma izni için hazırlayıp Genelkurmay’a gönderdiği dosyada, Diyarbakır’lı işadamı Mehmet Ali Altındağ’ın ifadelerine dayandırılarak,Diyarbakır’da 7. Kolordu’da görev yaptığı dönemle ilgili olmak üzere, suç işlemek için örgüt kurmak, sahte belge düzenlemek ve görevi kötüye kullanmakla suçlandı. Daha sonra ABD’de kullandığı “1923’ten beri hiç bu kadar büyük tehdit ve sıkıntılarla karşı karşıya kalmadık’ sözleriyle adından çokça bahsettirdi. Son günlerde Ümraniye davası ile ilgili tepkisiyle yeniden gündeme geldi. Dava ile ilgili bilgi kirliliğine tepki gösterip ‘Şimdi ben Şemdinli olayında bir astsubayı övdüğüm için beni  idam edeceklerdi. Oysa ben onu övdüğüm zaman -ki emrimde çalıştı- daha yasal bir süreç başlamamıştı. O astsubay, serbest vatandaştı. Neler olduğunu sizler de biliyorsunuz ama şimdi görüyorum devam eden bir yasal süreç, gerçekten ne kadarı doğru, ne kadarı yanlış bunları bilmiyoruz. Ama hepsi yer alıyor’ dedi.

Günlükler için dava açtı mahkemeye hiç gitmedi
ÖZDEN ÖRNEK (20. Deniz Kuvvetleri Komutanı: Nokta dergisinin 29 Mart ve 4 Nisan 2007 tarihli sayılarında kendisine ait olduğu iddia edilen bazı metinler yayımlandı. Kamuoyu tarafından ‘Darbe Günlükleri’ olarak adlandırılan metinlerde 2004’te AKP’ye yönelik ‘Sarıkız’ ve ‘Ayışığı’ adı verilen iki ayrı darbe planı yapıldığı öne sürüldü. Yayımlanmasının ardından günlüklerin kendisine ait olmadığını açıkladı ama yapılan incelemelerde metinlerin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na ait bir bilgisayardan çıktığı anlaşıldı. Metinleri yayımlayan derginin genel yayın yönetmeni Alper Görmüş hakkında açtığı ‘hakaret ve neşren iftira’ davasını kaybetti. Beraat kararından hemen sonra yine Görmüş’e 10 milyar TL’lik tazminat davası açtı. Ancak kendi açtığı davayı takip etmediği için dava düştü. Davaları neden takip etmediği merak konusu oldu. Günlüklerin kim tarafından Nokta dergisine servis edildiği de ayrı bir tartışma konusu oldu. Gazeteci-yazar Fatih Altaylı, üst düzey bir komutana dayandırarak, günlüklerin oğul Burak Özden tarafından sızdırıldığını yazdı. Ailesinin diğer fertleri de AKP ile olan yakınları dolayısıyla zaman zaman gündeme geldi. Oğlu Tolga Örnek’in çektiği belgesellerin sponsorları arasında hep AKP’yi destekleyen zenginler yer aldı.  Eşi Sevil Örnek’e ait bir arazinin kamulaştırılmasıyla ilgili yaşanan anlaşmazlık ve dava süreci de  Başbakan’ın devreye girmesiyle mutlu sona ulaştı.

İki komutan arasındaki garip şarap polemiği
İLHAMİ ERDİL (18. Deniz Kuvvetleri Komutanı): ‘Haksız mal edinmek’ suçundan dolayı girdiği cezaevinden çıktıktan sonra, kendisiyle ilgili soruşturma iznini veren Genelkurmay eski Başkanı Hilmi Özkök’e ilişkin ilginç bir anısı anlatarak geçtiğimiz günlerde yeniden gündeme geldi. Yemekli bir toplantıda Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök’e şunları aktardı. ‘Masaya şarap servisi yapıldı. Herkesin önündeki kadehte kırmızı içecekler duruyordu. Bir ara galiba Aytaç Paşa (Dönemin Jandarma Genel Komutanı Emekli Orgeneral Aytaç Yalman) Hilmi Özkök’e seslenerek ’O Hilmi, sen de şarap içiyorsun’dedi. O da ’Evet biz de heyete uyduk içiyoruz’cevabını verdi. Ancak  Dönemin Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu söze girdi ve ’Önündeki şarap değil, kola’dedi. Kıvrıkoğlu kimsenin tepki vermesine izin vermeden hizmet yapan garsona döndü ve ’Oğlum şuradan bir şarap getir. Hilmi de doğru dürüst içki içsin’ dedi.’ Ertuğrul Özkök’ün bu anıyı okuyucuları ile paylaşması üzerine, dönemin kuvvet komutanı arasında kamuoyu önünde sert bir polemik yaşandı. Emekli Hilmi Özkök,  iddialara Mevlana’nın şu beyiti ile karşılık verdi: ‘Suskunluğum asaletimdendir / Her lafa verilecek bir cevabım var / Lakin; / Bir lafa bakarım laf mı diye, / Bir de söyleyene bakarım adam mı diye?’ Erdil’in, Özkök’e cevabı da Ziya Paşa’nın ünlü sözüyle karşılık verdi: ‘Áyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde’

Hep ülke gündeminde

HİLMİ ÖZKÖK (24.Genelkurmay Başkanı): Özden Örnek’e ait olduğu iddia edilen ‘Darbe Günlükleri’ ile ilgili sözleriyle akıllarda soru işareti yarattı. Fikret Bila’ya yaptığı açıklamada  ‘Anılarda geçtiği öne sürülerek gündeme getirilen bu olaylarla ilgili olarak, ne vardır, ne yoktur derim. Başka bir ifadeyle ne teyit ederim, ne tekzip ederim. Benim söyleyebileceğim budur’ dedi. Mahkemeye çağrılırsa konuyla ilgili tanıklık yapabileceğini söyledi. Geçtiğimiz günlerde Ümraniye davası konusunda yaptığı açıklamalarla da gündeme geldi. Yine Fikret Bila’nın ‘Ergenekon diye bir örgütlenmeden bilgi sahibi oldunuz mu?’ sorusunu şöyle cevapladı: ‘Sorunuza cevabım ’yorum yok’tur. Süregiden soruşturmayı bırakalım yargı yapsın. Her konuşma yargıyı şu veya bu istikamette yönlendirir ki, bu etik olarak doğru olmaz. Hukuken de yanlıştır.’ Ayrıca Türkiye bu gibi sancılı gündem maddeleriyle boğuşurken, Çankaya Köşkü’ne çıkıp Cumhurbaşkanı Gül ile yaptığı görüşmeler de dikkat çekici bulunmuştu.

Tutuksuz yargılanacak

TUNCER KILINÇ (Eski MGK Genel Sekreteri): Ümraniye soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonlarda  gözaltına alındı. Evinde askeri savcı nezaretinde arama yapıldı. Savcılık sorgusunun ardından denetimli serbestlik yasasından yararlanarak tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Cezaevinden yoğun bakıma

LEVENT ERSÖZ: (Emekli Tuğgeneral):
Ümraniye Davası kapsamında 1 Temmuz 2008 tarihinde hakkında yakalama emri çıkarıldı ancak Rusya olduğu için emirin gereği yerine getirilemedi. Adı daha sonra firari şüpheli olarak anılmaya başlandı. Prostat ve kalp rahatsızlıklarını gidermek için aralık ayı başlarında kaçak yollarla Türkiye’ye girdi. Ancak Ankara’da özel bir hastanede yakalandı. Emniyetteki sorgusunda susma hakkını kullandı. Savcılıktaki ifadesinin ardından çıkarıldığı mahkeme tarafından “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla tutuklandı ve Metris Cezaevi’ne kondu. Cezaevine girdikten sonra aralarında Hilmi Özkök’ün’de bulunduğu kişileri dinlediği iddia edildi. Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz cezaevindeki tek kişilik odasında kalp krizi geçirdi ve yoğun bakıma alındı. Ersöz’e dün anjiyo yapıldı.

http://www.internethaber.com/images/other/tsk-anma1.jpghttp://www.kamudan.com/NewsPictures/%5B11662141%5Dtsk.gifhttp://www.internethaber.com/images/news/37366.jpg

Yorum yaz!

<- Son Sayfa • ******Sonraki Sayfa____NEXT****** ->
<a href=”http://www.venus.gen.tr/ekle/”>Sitene Ekle</a> .onlineziyaretci { font-size: 10px; font-family: Verdana, Geneva, Arial, sans-serif; border-style:solid; border-color: #900000; border-width:1px ; color:black; width: 120px; background-color: #FCFFC9}

WAU_map(’8m1xypowbsp1′, 420, 210, ‘natural’, ’star-red’)

WAU_classic(’mxyhmoaz0ly8′)

(*___YENİ PARTİ’NİN PROJESİ___*):

YENİ PARTİ, PROJELERİ TUNCAY ÖZKAN VE BİLİMADAMLARIMIZ,PROFÖSÖRLERİMİZ ÖNDERLİĞİNDE YENİ PARTİ’MİZİN HEDEFİ: 2011’deki iktidarımızda; 3 yıl içinde – 10 yeni kent kuracağız. – 1.500 km. hızlı tren yoluyla Edirne-Ardahan arasını 12 saatte kat edeceğiz. – 35.000 km. demiryolu yapacağız. – İşsiz, aç, evsiz bir tek yurttaşımız kalmayacaktır. – Asgari ücretten vergi alınmayacak. – Emekliye maaş garantisi getirilecek. – Terör bitirilecek. – Yeni Anayasa yapılacak———

Biz Toprağına sahip çıkmak isteyenleriz Image Hosted by ImageShack.us

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

MADIMAK ŞEHİTLERİMİZ

Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us

Kategoriler

Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
WAU_map(’q7xfkqgpo31y’, 420, 210, ‘green’, ’square-red’)

WAU_colored(’tkg1m7d0em2j’, ‘ffc20e000000′)

Arkadaşlarım

<a href=”http://www.venus.gen.tr/ekle/”>Sitene Ekle</a> <a href=”http://www.venus.gen.tr/ekle/”>Sitene Ekle</a>


Image Hosted by ImageShack.us
Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927

yeni,vakit,zaman,fethullah,yeniparti,hoca efendi ,cemaati, yeni,yenı,yenıpartı,yenipart, yeni-parti,yeni parti,parti,part,party,Yeni parti tuncay özkan,biz,kaç,kişiyiz,bizkaçkişiyiz,bızkackısıyız, bkk,bizkaç,bızkac,tuncay,ozkan,özkan,tncay,özkn, ozkn,memleket,sevdalıları,derneği,dernegı,memleket sevdalıları derneği,dernek,parti,biz,kanal,kanal biz,frekans,canlı,ece,uslu,live, izke,online izle,kanal biz frekans,kanalbiz frekans, tuncay özkanın yeni partisi,tuncay özkanın kanalı,resim,miting, cumhuriyet,14 nisan,tandoğan,çağlayan,gelincik,izmir,,bizim parti,bizim kanal,bizim,bız,alemdar,yalçın,profösör,doktor, ,gülen,hoca,efendi,televizyon,star,d,a,b,t,yıl,kanal,biz,biz,kaç,kişiyiz ,kanalbiz,memleket,sevdalıları,derneği,tuncay,özkan,yeni,parti,osman, pamukoğlu,hak,ve,eşitlik,partisi,akp,chp,mhp,fethullah,gülen, resim,atatürk,türkiye,türk,bayrak,kitap,gizli,cumhuriyet, demokrasi,amerika,savaş,msn,hack,merdan ,yanardağ,mollaveisoğlu,silivri,cezaevi,atatürkçü,düşünce, derneği,ergenekon,tertibi,gerçekergenekon,gercekergenekon, mit,cıa,ortak yapımı,ayetullah,fethullah,fetoş,gülen, gulen,hoca,efendi,adilserdar,saçan,adil,serdar,sacan,vatan, namus,ahde,vefa,ahdevefa,vatan namus ahdevefa, vatan namus ahde vefa,parola,vatan,işareti,namus,attila , ilhan,attila ilhan,

Tag'layan:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

yeniparti,karikatür,ergenekon,terip,komplo,fetoş,fettoş,

Posted in Uncategorized by yeniparti on Ocak 27, 2009

Karikatür

NİÇİN KEMALİSTİM?

Posted in Uncategorized by yeniparti on Ocak 24, 2009

NİÇİN KEMALİSTİM?

30 Aralık 2008 Salı
NİÇİN KEMALİSTİM?

“Bu sözleri, parası olanlara Bilkent’i, olmayanlara Süleymancı yurtlarını gösterenlere adıyoruz…”

NİÇİN KEMALİSTİM?


Öykümüz Kurtuluş Savaşı yıllarında başlar.
Bir film senaryosu olacak kadar ilginç ve anlamlıdır.
Kahramanlarımızın ilki, Paris-İstanbul arasında trenle mekik dokuyan genç bir Türk işadamı….
Macaristan’da genç bir bayanla tanışır.
Bir yıl sonra aynı yere yeniden gelir, ona evlenme önerir ve evlenirler.
İzmirli işadamı, olayı ailesine açamaz.
Macaristan’da bir kızı olur.
Nermin adını verdiği kızı 5 yaşına geldiğinde, bir gün babasına kızının resmini gösterir:
- İşte baba, bu senin torunun!…

İzmirli işadamı yaşama gözlerini yumduğunda, en büyük dileği, Macaristan’da büyümekte olan kızının bir gün Türkçe öğrenmesidir.
Nermin büyümekte, Mustafa Kemal’in yaptıklarını, gazetelerden heyecanla izlemektedir.
Baba ölünce, aile geçim sıkıntısı içine düşer.
14 yaşındaki Nermin, Macaristan’da paralı olan öğrenimini sürdüremez olur.
Oysa Mustafa Kemal’in ülkesinde eğitim parasızdır.
Nermin, baba yurduna gitmeye karar verir.
Annesinin bile haberi olmadan Türk Büyükelçiliği’ne başvurur. Ona yardım ederler. Pasaportla birlikte, eline durumunu açıklayan bir de Türkçe mektup verirler… Başı sıkıştığında, derdini anlatamadığında o mektubu gösterecektir.
Sonunda olayı öğrenen annesi de ona hak verince, üçüncü mevki bir tren kompartımanının tahta sıraları üzerinde, günlerce sürecek bir yolculuk başlar.
Tren, Türkiye topraklarına girerken küçük Nermin bir sorun olur. Gümrük memurları, elinde Türk pasaportu olan, ama Türkçe bilmeyen bu çocuğun durumunu çok ilginç bulur, giriş izni de hemen verilir.

Öykü uzun…
Küçük Nermin, İstanbul’da bir yandan Almanca dersleri verirken öte yandan Türkçe öğrenir. Mustafa Kemal’in parasız kıldığı eğitim olanaklarından yararlanır.
İstanbul Hukuk Fakültesi’ni bitirir. Gazetecilik yapar… Türkçe’nin arkasından İngilizce ve Fransızca da öğrenmiştir.
Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne asistan olur. Çağdaş siyaset biliminin Türkiye’ye girmesine öncülük edenler arasında yer alır.
Gün olur, Türkçesinin bozuk olduğunu öne sürerek öğretim üyeliğinden atılmasını isteyenler çıkar…. Ama o, tükenmez bir enerji ve heyecanla, gençlere bir şeyler verme isteğini yitirmez. Uluslararası toplantılarda Türkiye’yi, Türk kadınını, Mustafa Kemal’i savunur, savunur… Oğlunun adını Mustafa Kemal koyar…

Prof. Nermin Abadan-Unat, Siyasal Bilgiler Fakültesi’ndeki son dersini bundan dört yıl önce verirken aralarında benim de bulunduğum bir grup eski öğrencisi de sınıftaydı. Kimisi profesör, kimisi doçent, kimisi çiçeği burnunda araştırma görevlisi… Deniz Baykal da sonradan yetişmişti. Bir “sürpriz” yapmıştık hocamıza. Duygulandı ve son dersin sonunda, nefes bile almaya korkarak dinlediğimiz yukarıdaki yaşam öyküsünü anlattı… Ve sözlerini şöyle noktaladı:
- Ben yurdumu da, ulusumu da kendi irademle seçtim!… Mustafa Kemal olmasaydı, belki ben de olmazdım… Niçin Kemalist olduğumu, niçin milliyetçi olduğumu, öyle sanıyorum ki artık anlamışsınızdır!…
Ben çok etkilendiğim bu öyküyü o zamanlar yazdığımda, sonunu şöyle bağlamıştım:
“Bu sözleri, parası olanlara Bilkent’i, olmayanlara Süleymancı yurtlarını gösterenlere adıyoruz…”
Bakıyorum da aradan geçen zamanda, ne Nermin Hoca’nın öyküsü güncelliğini yitirmiş, ne de benim altına düştüğüm not…
Tıpkı giderek daha güncel, daha gerçek, daha anlamlı olan Mustafa Kemal’in kendisi gibi!..

A.Taner KIŞLALI – Cumhuriyet, 15 Kasım 1992

Tag'layan:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,